Kültürümüzde yeme bozukluğu üzerine insanların farkındalığı maalesef yok denecek kadar azdır. Bu sebeple öncelikle ebeveynlere yeme bozukluğu hakkında detaylı bir psikoeğitim vermek gereklidir. Tüm bunların başında aslında çocuğa doğru bir yeme örüntüsü oluşturmasında yardımcı olmaktır. Beslenme tutumunu doğru bir şekilde oluşabilmesi için Alberto Pellaı ve Barbara Tamborını ‘a (2021) göre şunları yapmak gereklidir;

1.Hedefi beraber belirmek.

Öncelikle bütün aileler yapı olarak farklıdır ve bu yüzden kendi ailenizin sofradaki tutumunu gözlemleyin. Doğru veya yanlış tutumlar varsa bunlar üzerine çalışmak önemlidir. Bazı çocuklar 3 yaşında dahi temel düşünceleri oluşturmaya başlar. Bu yüzden yemek sonrasında çocuğa, yemekte doğru davranıp davranmadığı ile ilgili soru sormak farkındalık kazanmasına yardımcı olacaktır. Eğer yanlış tutumlar var ise basit kurallar belirleyip ve bu kurallar üzerine minik adımlarla değişim için harekete geçilmelidir. Özellikle çocuğunuzla beraber yapabileceğiniz kurallar belirlemek çok daha iyi olacaktır. Örneğin yemek masasında oturma zamanını 15-20 dakika olarak belirleyip onunla oturabilirsiniz. Başka bir öneri de her yemeğin tadına bakma düşüncesini geliştirmek için bütün yemeklerden en az iki kaşık yiyerek tat alma duyusunu geliştirmeye yardımcı olabilirsiniz.

2.Yemek masasını çocuğunuzla beraber kurmak.

Yeme zamanı güzel geçirebilmek önemlidir. Çocuklarında yemek hazırlığının bir parçası olması onu ailenin bir bireyi olduğunu ve birlikte bir şeyler yapmanın önemini kavramasına yardımcı olacaktır. Çocukların yaşına göre yemek üzerinde yardımı sofraya bir tabak götürerek, yemeyi karıştırarak veya yaşına göre ekmek almasını isteyerek olabilir.

3.Sağlıklı beslenmenin önemini öğrenmesi için yardımcı araçlar kullanmak.

Her çocuk birbirinden çok farklıdır ve kendi içinde özeldir. Yemek masasında zorla yemek yedirmek, kızmak-bağırmak veya ceza vermek olumsuz bir tutumdur. Bu yüzden çocukların doğru yeme tutumu sergilemesi için ona görseller, kitap ve eğitici belgeseller sunmak daha doğru olacaktır. Örneğin evin içinde sebze ve meyvelerin hangi ayda çıktığını gösteren bir takvim hazırlayabilirsiniz. Yemek alışverişine gitmeden önce çocuğunuzla beraber bu takvime bakarak ilgisini yemek üzerine çekmiş olursunuz. Yine besinler üzerine boyama veya besinler üzerine hikayeler okuyabilirsiniz. Bu süreçte en zorlu şey çocuğun sağlıklı besinleri sevmesini sağlamak olacaktır. Çünkü sağlıklı besinler paketli yiyeceklere göre tadı daha az lezzetlidir. Paketli yiyecekler içinde tuz, şeker ve yağ olması çocuğun iştah açıcı tatlara alışmasına ve bu yüzden beynin doygunluk hissini algılamasını zorlaştırır. O yüzden çocuklara paketli yiyecekleri yeme üzerinde dikkat gösterilmesi ve paketleri yiyeceklere alıştırılmaması gereklidir.

4.Çocuğu başarında desteklemek.

Davranış terapi kapsamına giren bir teknik olan olumlu bir davranış sonrasında olumlu bir ödül vermek istenilen tutumu pekiştirir. Örneğin bir pano ve gülen yüz veya yıldız alıp, çocuğunuz her masada oturduğunda ve her yemekten tattığında panosuna yıldız ve gülen yüzü yapıştırın ve ona güzel bir unvan (yeme kralı, beslenme prensesi vs.) verin.

Bunların dışında yapılmaması gereken bazı durumlar da vardır. Kesinlikle yemek bir ödül niyetiyle sunulmamalıdır. Çünkü ödül olarak çocuklar abur cubur besinlere yöneliyorlar. Aynı zamanda yeme anında herhangi bir teknolojik aletle uğraşılmamalı ve izlenmemelidir. Özellikle son dönemde çocukların yemek yerken telefon veya tabletle oyun oynaması ve video izlenmesi çok sık karşılaştığımız bir durumdur. Bu durum sonucunda aile bireyleriyle iletişim kısıtlanır ve sosyal ilişkilerine yansımasına sebep olabilir. Aynı zamanda yemeye odaklanılamaz ve yediği besinin tadını alma farkındalığı azalabilir. Çocuk yemeyi yemek istemediğinde başka bir yemek sunmak da doğru bir tutum değildir.

Çocuğunuzun karnını değil ruhunu doyurun.

21 Şubat 2023

By Categories: Çocuk Danışmanlığı, GenelTags: , , 716 wordsViews: 1036