1.Davranış Terapisi Müdahalesi

Yeme bozukluğu tedavisinde en çok uygulanan tekniklerden biri davranış terapisidir. Yeme bozukluğu danışanı yememe veya çok yeme-çıkarma davranışı sonrasında iyi hissetmeleri nedeniyle olumlu bir pekiştireç gibi görünürken, aslında olumsuz olarak koşullanmaktadır. Bu yüzden davranış tedavisinin temel amacı olumsuz veya istenmeyen yeme örüntülerini olumlu veya istenen yeme örüntülerine çevirmektir. Bunu yaparken kullanılan bazı teknikler bulunmaktadır.  Başlangıçta danışana gözlemlenebilir ve ölçülebilir hedefler koyulmalıdır. Örneğin bunlar haftada iki gün birer saat spora gitmek veya günde sadece üç kilometre yürümek gibi spesitif amaçlar olmalıdır. Diğer tekniklerden biri de danışanın kendini inceleme becerisini kazanmasıdır. Bu beceri içerisinde danışanın gün boyunca yeme ile ilgili yaptığı tüm şeyleri not alıp gözlemlemesini isteriz. Örneğin yemeği nerede yer, kiminle beraber yer, kaç kalori yer, hangi türde yemek yer ve fiziksel aktivite olarak neler yapar (ne sıklıkla, nasıl vb.) tüm bunları not alması beklenir. Tüm bunları not ederken nasıl hissettiğini de yazması gerekmektedir. Buradaki amaç yeme davranışı ile duygusal olarak hissettikleri arasındaki bağın ilişkisini doğru bir biçimde analiz etme kapasitesine sahip olmasına yardımcı olmaktır. Bir diğer teknik ise aşamalı maruz bırakma yöntemidir. Buradaki temel amaç ise hiç yemeyen danışana küçük adımlarla sağlıklı yeme alışkanlığı kazanmasına yardımcı olmaktır. En nihayetinde bu tedavi tekniği danışana sağlıklı beslenmeyi doğru bir yaşam tarzı haline getirmekte yardımcı olmaktadır.

2.Bilişsel Müdahale

Yeme bozukluğu olan danışanlarla bilişsel yeniden yapılandırma dediğimiz bir müdahale uygulanması iyileşme için önemli bir rol oynamaktadır. Bu teknik içerisinde danışanın düşünce-duygu-davranış üçlemesindeki olumsuz düşünceleri keşfedip değiştirmek en önemli müdahaledir. Özellikle danışanın yeme üzerindeki kontrolünü kaybettiği düşüncelerinin çaresizlik ve yetersiz duygularıyla eşleşmesini, diyeti bozduktan sonraki suçluluk duyguları ve bu duygu ve düşüncelerle tekrar yeme veya yememe döngüsüne müdahale etmek bilişsel yeniden yapılandırma açısından yarar sağlayacaktır. Yeme örüntülerinin yanlış oluşmasına müdahale olarak bir günlük sağlıklı beslenmenin nasıl olacağına dair diyetisyenle beraber danışana bir psikoeğitim vermek farkındalık kazanmasına yardımcı olmaktadır. Sağlıksız yeme düzeninin olumsuz düşünce ve duyguları bastırmak için kullandığını ve bu yüzden tedavide olumsuz düşünce ve duygularla nasıl baş edeceğine dair terapi içerisinde müdahalelerle iyileşmesine yardımcı olmak gereklidir. Danışana özsaygı ve özsevginin beden imgesiyle birleştirmesinin düşüncesel bir çarpıtma olduğunu ve özsavgı ve özsevginin aslında ne olması gerektiğine dair terapide farkındalık kazandırmak yarar sağlayacaktır.

Kendini sevme, kendine saygı, kendine değer verme… Hepsinin ‘ben’ ile başlamalarının bir nedeni vardır. Onları başka kimsede bulamazsın -Liz P.

Liz P.’nin bu sözüne kulak verirsek diyebiliriz ki bu duyguları yemeyi kontrol ederek bulamazsınız!

3.Oyun Terapisi

Oyun terapisi çoğunlukla küçük yaş gruplarıyla çalışılan bir tekniktir. Oyun terapisi içerisinde çocukların öncelikle yeme üzerine probleminin nasıl oluştuğunu, buna sebep olan etkenleri, yeme örüntüsünün keşfedilmesi ve ebeveynlerden detaylı bilgi almak çok önemlidir. Hatta kreş veya anaokuluna giden çocuklardan okul içindeki yeme örüntüsünün nasıl olduğuna dair öğretmenden bilgi almak da faydalı olacaktır. Çocuğun yememe ve aşırı yeme üzerindeki tutumlarında sebep olarak şunları sayabiliriz;

1.Ailenin dikkatini çekme

2.Aileye karşı gelmek (tepki göstermek)

3.Besinler hakkında olumsuz düşüncelere sahip olması

4.Daha önce maruz kaldığı besinle ilgili travma yaratacak bir olay yaşaması

5.Yaşadığı olumsuz duyguları yeme üzerinden aktarmak gibi sebepler en temel karşılaştıklarımızdır.

Oyun terapisi içerisinde öncelikle çocuğun hangi sebeple yeme bozukluğu yaşadığını keşfetmek ve oyunla beraber yeme örüntülerini incelemek gerekmektedir. Sonrasında yine oyun üzerinden çocuğun olumsuz düşünce duygularını nasıl işlemesi ve bunlarla nasıl baş edeceğine dair farkındalık kazandırmak gerekmektedir. Bu aynı zamanla problemle baş etme becerisini geliştirmek anlamına gelmektedir. Terapi sürecinde ebeveyn ve varsa öğretmeni ile beraber günlük yaşamda neler yapabileceklerine dair psikoeğitim vermek ve işbirliği içerisinde çalışmak önemli bir rol oynamaktadır.

4.İlaç Tedavisi Etkili mi?

Yeme bozukluğu tedavisi birçok uzmanla beraber takip edilmesi gereken bir psikolojik bozukluk türüdür. İlaç tedavisi psikiyatriler tarafından uygun görülen bir tekniktir. Yeme bozukluğu tedavisinde ilaç tek başına yeterli değildir. Ancak tedavi sürecinde psikoterapi ile beraber ilaç kullanımı olması daha hızlı iyileşmeye destek sağlamaktadır.

5.Hastane Yatışı Gerekli mi?

Her yeme bozukluğu için hastane yatışı gerekmemektedir. Ayakta tedavi ile beraber yeme bozuklukları düzelebilir. Ancak bazı yeme bozukluklarında hastane yatışı zorunlu bir hal almaktadır. Örneğin Anaroksiya nervoza yaşayan bireylerin yememe durumu yüzünden fiziksel olarak bedeni ölmeye kadar gidebilmektedir. Aşırı kusmalar, çok hızlı kilo verme, bedeninde ciddi sağlık problemleri ve ayakta tedavini yetersiz kalması durumları mevcut ise hastane yatışı gerekmektedir. Bu yüzden başlangıçta dahiliye uzmanıyla başlayıp daha sonra psikiyatri, psikolog ve diyetisyen işbirliği içerisinde yeme bozukluğu tedavi edilmelidir. Bu yüzden yatarak tedavi, tedavi kollarından yalnızca bir tanesidir. Yeme bozukluğu yaşayan bireyin ideal kilosuna yaklaşması, sağlıklı beslenme tutumuna sahip olmaya başlaması ve fiziksel tıbbi problemlerin azalması ile beraber hastane yatışı sonlanabilir. Ancak hastane sonrasında uygun tedavi tekniklerine devam edilmesi ve takip edilmesi gerekmektedir.

21 Şubat 2023

By Categories: Çocuk Danışmanlığı, GenelTags: 1030 wordsViews: 1322